Site Rengi

DOLAR 8,7540
EURO 10,3892
ALTIN 496,61
BIST 1.391
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 23°C
Gök Gürültülü
İstanbul
23°C
Gök Gürültülü
Paz 25°C
Pts 26°C
Sal 26°C
Çar 27°C

Beşiktaşta Oğuzhan Özyakup şampiyonluğun gizemini açıkladı!

Beşiktaşta Oğuzhan Özyakup şampiyonluğun gizemini açıkladı!
23.05.2021
33
A+
A-

Beşiktaşlı futbolcu Oğuzhan Özyakup, şampiyonluğu anlattı: – “Burada öyle bir aile etrafı var ki sakat olsan da olmasan da aynı şeyleri seziyorsun. Bu yılki şampiyonluğun anahtarı buydu. Gerçekten bir aile etrafı vardı. Bunu en son ilk şampiyonluğumda yaşamıştım”

– “İki yıl üst üste şampiyon olduğumuzda daha nitelikli adlar gelmişti. Sonrasında sevgi saygı bu seviyede olmayınca o zafer gelmedi. Parayla saadet olmuyor. İlk şampiyon olduğumuzda o zamanki bütçemiz büyük değildi. Bu yıl gibiydi. İki yıl üst üste şampiyon olduk. Üçüncü dördüncü yıl bütçe azıcık gelişti”

– “Benim Hollanda’ya gidip gelmem iki taraf için de iyi oldu. Oraya gittikten sonra burada hoşlanıldığımı gördüm. Özlendiğimi gördüm”

– “Öbür ekiplerde benim yaşadığımın daha azını yaşayan oyuncuların nasıl tepkiler verdiğini gördük. Benim bu kulüp için verdiklerim çok fazla”

İSTANBUL Anadolu Ajansı – ERCAN DOĞAN/HÜSEYİN EROĞUL –

Süper Lig’in son haftasında Göztepe’yi yenerek şampiyonluğunu duyuru eden Beşiktaş’ta karşılaşma sonrası özellikle tribünde yer alan oyuncuların sevinç şovuyla alakalı suali cevaplayan Oğuzhan, “O görüntü bu yılki etrafımızı, enerjimizi gösteriyor. Bunu daha evvel de söyledim. Yanındaki dostun için mutlu oluyorsun, kendin için mutlu oluyorsun. Hasic orada değnekleriyle öyle bir coşuyor ki o kadar içten ki değnekleri atıp yürüyebilse öyle yürüyecek.” ifadelerini kullandı.

– “İlkler her zaman bir tık değişiktir”

Beşiktaş’a 2011-2012 sezonunda transfer olan ve siyah-beyazlı formayla üçüncü şampiyonluğunu yaşayan Oğuzhan, yaşadığı ilklerin her zaman değişik olduğunu söyledi.

Bu sezon elde ettikleri şampiyonlukla alakalı duygularını aktaran Oğuzhan, “İlkler her zaman bir tık değişiktir. İlk kere şampiyon oluyorsun. Bu Galatasaray, Fenerbahçe için de geçerli. Kovid-19 olan oyuncular, üç günde bir maç oynamak… Banalde ligimizde 18 ekip vardı. Şimdi bunu artırdılar. Basmakalıp sezondan daha geç başlayıp erken tamamladık. Çok daha fazla maç oynadık. Taraftarlar yok. Bazı maçlar hazırlık maçı havasında geçiyor. Hiç ses yok. Bunlar yalnızca kamplarda, hazırlık maçlarında olur. Futbolcu için, öğretmenler için, taraftarlar için dahi maçlara motive olmak çok güçtü. İlk haftalarda kimse şampiyonluğu düşünmüyor. Son haftalara gelince o vaziyet oluşuyor. Bu sezon gerçekten olağanüstü güçtü. Biz daha evvel tamamlayabilirdik sezonu. Böylesi daha stresli oldu. Böylesi belki daha hoş oldu. Galatasaray’ı da Fenerbahçe’yi de tebrik ederim. Gerçekten olağanüstü coşkulu bir son 2-3 hafta oldu. Ben Türkiye’ye başka bir deyişle Beşiktaş’a 2012’de geldim. O sezondan beri üç büyük ekibin şampiyonluk için savaştığını anımsamıyorum.” diye konuştu.

Sezonun son haftalarında ehemmiyetli oyuncuların sakatlandığını hatırlatan Oğuzhan, “Makine Ve Kimya Endüstrisi Kurumu Ankaragücü maçı evvelinde Cenk sakatlandı. Ondan evvel Aboubakar sakatlandı. Hasic sakatlandı. Makine Ve Kimya Endüstrisi Kurumu Ankaragücü maçında ben sakatlandım. Bir anda 6 ya da 7 sakat verdik. Bir de üstüne puan kaybı. Ekibimizin etrafı çok hoş ve geçimli, bunu da ivedi sıçrattık. Yalnızca bir iki güne gereksinimimiz oldu. Puan kaybediyoruz, ekip karşılama etmek için bir sonraki maçı bekliyor. Bunlar çok ehemmiyetli şeyler. Güçlü, şahsiyetli bir gruba sahibiz.” ifadelerini kullandı.

Göztepe maçında sakatlığı sebebiyle tribünde yer alan Oğuzhan, sahadan uzak bir neşenin nasıl duygu olduğu sualine şu cevabı verdi:

“Oynamakla hiç ilgisi yok. Zira oynayınca o coşku olmuyor. Tamam kazanmak istiyorsun ama zati her maçı kazanmak için sahaya çıkıyorsun. Oynamadığın zaman her olasılığı düşünüyorsun. Tribünde öbür skorlara bakman gerekiyor. Telefon elimde aralıksız öbür maçlara bakıyorum. Zira averaj gidişatı da vardı. Maç izlerken daha fazla heyecanlanıyorsun. Taraftar olmayı daha iyi kavrıyorsun. Göztepe maçında penaltı olduğunda içeriye girdim. Televizyondan izledim, gol olduktan sonra tekerrür tribüne çıktım. Kendiliğindene totem yapıyorsun. En iyisi oynamak. Oynayınca azıcık daha rahatsın.”

– “Parayla saadet olmuyor”

Siyah-beyazlı ekibe 9 sene evvel geldiğini hatırlatan Oğuzhan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“9 yılda üçüncü şampiyonluğum. Son haftalarda şampiyonluğu kaybettiğimiz de oldu. Sezon başında bizim güç bir yarıyılımız vardı. Atiba, Necip ve ben başka bir deyişle uzun senelerdir burada oynayan, şampiyonluk görmüş, şampiyonluğu son haftada vermiş oyuncular olarak her zaman pozitif olduk. İçimizden birileri bu vaziyete negatif yanaşırsa o işin içinden çıkamayacaktık. O an Necip, ben, Atiba aralıksız pozitif olduk. Sezon başında bir şeyleri değiştirebilirsiniz ancak sezon sonunda bu her zaman olmuyor. Bunları dile getirdik. İdmanlarda daha çok çalıştık. Şampiyonluğu o an hiç dile getirmedik. Zira o an çok uzak. Önümüzdeki maçı kazanmamız gerekiyordu. Biz elimizden geleni yaptık. İlk haftalarda bize çok insan inanmıyordu. Aramızda konuşuyorduk. Gerçekten böyle bir etrafa şampiyonluk yakışırdı. Böyle bir etrafta şampiyonluk kazanmak daha yakın. İki yıl üst üste şampiyon oldum. O şampiyonluklardan sonra çok daha büyük adlar geldi. Bana göre nitelik olarak daha iyi kadromuz oldu. Birbirine sevgi saygı bu seviyede olmayınca şampiyonluk gelmiyor. Parayla saadet olmuyor. İlk şampiyon olduğumuzda o zamanki bütçemiz büyük değildi. Bu yıl gibiydi. İki yıl üst üste şampiyon olduk. Üçüncü dördüncü yıl kadronun bütçesi azıcık gelişti.”

Futbolcu için ekip civarının çok ehemmiyetli olduğuna dikkati sürükleyen Oğuzhan, “Burada kime sorsanız aynı şeyi söyleyecek. Özellikle 3 şampiyonluk yaşamış Cenk, Atiba, Necip veya ben, hepimiz aynı yanıtları vereceğiz. Ekip olunca bu duyguyu sezebiliyorsun. Galatasaray’da, Fenerbahçe’de şampiyonluk yaşamış dostlarım var. Mesela Ömer Bayram var. Çok yakın dostum. Şampiyon olduğunda onlar da ’Ekipte çok iyi etraf vardı’ diyordu. Ben Çaykur Rizespor maçından sonra bunu söyledim. Bunu sezebiliyorsunuz. Neticesinde şampiyonluk oldu. Şampiyonluk bana göre bizim hakkımızdı.” diye konuştu.

Teknik direktör Sergen Yalçın’ın ekibe çok şey kattığını vurgulayan Oğuzhan, “Futbolcunun halini bilen biri oldu mu çok değişik oluyor. Dayanakçı öğretmenlerin hepsi de öyle. O enerji, etraf çok iyi oldu. Özellikle böyle bir yarıyılda futbolcuyu rahat vazgeçersin.” ifadelerini kullandı.

Ekibin sezon içindeki atmosferiyle alakalı Oğuzhan, “Biz her maç evvelinde kuruluşta kalıyoruz. Dış Sahaysa dününden dış sahaya gidiyoruz. Sonra düşünüyoruz, 3 gün sonra maç var gece 2’de döneceğiz. Sabah idman var. Yeniden kuruluşta kalıyorsunuz. Bakıyorsunuz altı gecenin dördü kuruluşta geçiyor. Demek ki burada bulunmak istiyoruz. Ama bakıyorsunuz orada etraf böyle olmasa ’Konutta kalayım’ dersiniz. Burada etraf iyi olunca ha konutta kalmışım ha burada fark etmiyor.” değerlendirmesinde bulundu.

“Bizim ilk şampiyonluğumuzda idmanda kavga, münazara çıkmazdı.” diyen Oğuzhan, “İlk şampiyonluğun son iki üç haftasında aralıksız münazara çıkmaya başladı. Ama hep birbirini seven şahıslar. Münazara ediyorlar, sonra şakalaşıyorlar. Yeniden aynı olay oldu. Yeniden benzersi oldu. Kavga oluyor. İdman bitmeden o şahıs ona şaka yapıyor. Alttan alınıyor. Dokuz yılda kimler kimlerle münazara etti. Ben de tartışmışımdır. Bunlar çok basmakalıp. Sonrası ehemmiyetli. Kavga uzuyor mu, devam ediyor mu, bunlar ehemmiyetli. Bunlar sonrasında hiç olmadı.” biçiminde konuştu.

– “Hollanda’ya gidip gelmem iki taraf için de iyi oldu”

Geçen sezonun ikinci yarısını kiralık olarak Hollanda’da geçiren Oğuzhan, bu seçimin hem kendisi hem de Beşiktaş için iyi netice verdiğini dile getirdi.

Geride kalan sezonlarda taraftarların kendisine müteveccih tepkisiyle alakalı suali cevaplayan Oğuzhan, “Hollanda’ya gidip gelmem iki taraf için de iyi oldu. Oraya gittikten sonra burada hoşlanıldığımı gördüm. Özlendiğimi gördüm. Beşiktaş tarihinde 9 yılda 3 şampiyonluk kaç futbolcu söyleyebilir?” ifadelerini kullandı.

Kimseye saygısızlık yapmadığını vurgulayan Oğuzhan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ben kimseye saygısızlık yapmam. Beni tanıyanlar bunu öğrenir. Maç içerisinde o coşkuyla bazı şeyler yaşanmıştır. Kimseye saygısızlık yapmam. Hele ki kendi taraftarıma asla. Kendi taraftarıma hiçbir zaman saygısızlık yapmadım. Bir tepki vardı, bir hareket vardı. O zaman da açıklamasını yaptım. Bunu bir grup kendi üzerine aldı. Ki ben açıklamamı yapmıştım. Bunları geride vazgeçtim. Benim orada üzüldüğüm şey; feda sezonunda buraya geldim. Kimsenin hiçbir temennisi yoktu. Bizim hakkımızda neler söyleniyordu. Samet öğretmen zamanında devreyi lider tamamladık. Sonra adım adım geldik ve iki yıl şampiyon olduk.”

Şampiyon oldukları sezonların ardından yeni transferlerin yapıldığını aktaran Oğuzhan, şunları kaydoldu:

“Oyunculara yer aranıyor. Dışarıdan oyuncular geldi, onlara yer aranıyor. İki yıl şampiyon olan oyuncular var. Kimse hiç düşünmüyor. Oğuzhan neden drama? Oğuzhan neden böyle? Kimse bunu sormuyor. Herkes yeniden değişik şeyler amaçlıyor. Yeni oyuncular geldi, onlar oynayacak. Ben? İki yıl şampiyon olduk. Bir anda ne değişti? Hemen onlar mı oynayacak? Ekibi iki yıl şampiyon yaptık. İyi de oynadık. Atiba ile ben her maç oynadık. Üçüncü sezon bir anda ’Oğuzhan 60’ta çıksın, Oğuzhan 60’ta çıksın’… Ben çok makûs oynadığım maçları çıkarırım. Hatta beni hoşlandığınız maçlarda dahi kendimden hoşlanmamışımdır. ’Artık o oynamasın, artık o oynamasın’… O kadar şeyi biriktirdim, biriktirdim. Bu kadar mıydım? Duygusal bir kırılma yaşadım. 24-25 yaşındasın. Ne zaman azıcık bağlanıyorsun, o daha çok hırpalayıcı oluyor. Onun için sen işini yapacaksın. Çıkacak, topunu oynayacaksın.”

Şampiyonlukların ardından yeni gelen oyunculara tepki verilmediğini kaydolan Oğuzhan, “En daha önceki sensin. Bu tepki basmakalıp. O zaman basmakalıp karşılamıyorsun. Beğenildiğini sezmek istiyorsun. Azıcık bedelli sezmek istiyorsun kendini. Benim bunları aramamam gerekiyordu. Taraftar seni en yakını görüyor. Haydi kalkın ayağa diyor. Ama o zaman öyle göremiyorsun. Aradan seneler geçince beğenildiğini görünce tekerrür buraya geliyorsun. Bunları görünce ’Bazı şeyleri bir tık değişik yapabilirim’ diye düşünebiliyorsun, tekerrür yapıyorsun.” değerlendirmesinde bulundu.

Oğuzhan, yaşananlara karşın Beşiktaş’tan bırakmadığının anımsatılması üzerine “Asla” ifadesini kullandı.

Beşiktaş için verdiklerinin çok fazla olduğunu anlatan Oğuzhan, “Öbür ekiplerde benim yaşadığımın daha azını yaşayan oyuncuların nasıl tepkiler verdiğini gördük. İvedi da bıraktılar. Bizim bu kuruluşlar içerisinde ne yaşadığımızı, maç içerisinde neler yaşadığımızı, parasal ve manevi ne güçlükler sürüklediğimizi göremiyorsunuz. Bunları şu ana kadar hiç dile getirmedim. Bir yıl süresince ücret almadığım oldu. Necip hariç bu kadar uzun vakit parasını almayan oyuncu yoktur. İstek geliyor erteleyelim. Mesele yok, bunları çok yaşadık. Beşiktaş için yapıyorsun. Öbür taraftan da bir hafta sonra maça çıkıyorsun, ıslıklanıyorsun. Sonra ’Ben neler yapıyorum’ diyorsun. Bir yıl ücret almayayım bu mesele değil. Ama o an ’Karşılığı bu mu?’ diyorsun.” değerlendirmesinde bulundu.

Yabancı oyuncudan fedakarlığın beklenemeyeceğini aktaran Oğuzhan, “Emekçiyim ben diyor. Ücretimi bu zamanda alırım. Ki ona göre haklı. Hollanda’ya gittim orada günü gününe paranız uyuyor. Hatta pazara denk gelince cumadan uyuyor. Bizde vaziyet değişik. Beşiktaş gibi camialarda bu kadar yıl gecikince oynayınca bunu basmakalıp karşılıyorsun. Yeni idare geldikten sonra çok uğraşıldı. Ücretler gününde yatsın diye uğraşıldı. Bir de çok güç bir yarıyılda geldiler. Ben feda sezonunda geldim parasal gidişatımız o zaman da makûstu. Yavaş yavaş bir şeylere erişildi. İki yıl şampiyon olduk. Sonra yavaş yavaş o başladığımız yere dönmeye başladık. Ahmet Nur Çebi başkanımız çok güç yarıyılda geldi. Rakiplerimiz de olağanüstü zorlandı. Süreç iyi idarendi. Biz de elimizi taşın altına koyacağız, koyduk da. Bunu daha evvel de yaptık. Bu ekibi, bu etrafı idare sağladı.” biçiminde konuştu.

Şampiyonlukta ekibin balanslı olmasının çok ehemmiyetli olduğuna dikkati sürükleyen Oğuzhan, “Real Madrid, Barcelona, Machester United gibi takımlar hariç ekiplerde 2-3 yıldız hasar verebilir, sanırım Ferguson demişti. Ekip geldi olağanüstü sevgi, saygı var. Bizde öyle bir oyuncu yok. Böyle bir etraftan şampiyonluk çıkar. Bakıyoruz olağanüstü oyuncularımız var. İlk haftalarda görmediniz ama biz her gün idman yapıyoruz. İdmanda yaptığını sahaya yansıtamıyorsun ama bu ayrı mevzu. Birbirine alışman gerekiyor. Burada iki üç yıl beraber oynayan bir ekip yok. Ghezzal ve Rosier uzun zaman oynamamış geldi. ’Aboubakar sakat geldi’ dendi. Neticede idmana bakıyorsun ekip çok iyi. Maçlarda öz güven probleminiz var. Sonra bir başarı, iki başarı sonra yavaş yavaş geliyor.” ifadelerini kullandı.

– “Benim için huzurlu ve hoş bir sezon oldu”

Teknik direktör Sergen Yalçın’ın kendilerini iyi güzergahta motive ettiğini kaydolan Oğuzhan, “Öğretmen mental anlamda o rahatlığı sana veriyor. Senin neler yapabileceğini sana andırdırıyor. İdmanda bazen iyi bir şey yapıyorsun ’Bunu maçta da yap’ diyor. Kafan karmaşık olmuyor. Benim bu yıl, ilk geldiğim zamanlardaki rahatlığım vardı. O rahatlık olmayınca sahada bazen zorlanabiliyorsun. Sakatlık, hastalık oldu. Bir yandan mutluyum. Benim için huzurlu ve hoş bir sezon oldu. Şampiyon oldum. Hollanda’ya gittim beş hafta oynadım. Pandemi suratından lig bitti. Bu da belki benim talihime oldu. Her gün aileme beraberdim. Sonra böyle bir etrafa geldim. Bu rahatlıkla geldim. Öğretmenin oyuncuya verdiği öz güven bir futbolcu için çok bedelli.” biçiminde konuştu.

İlk şampiyonlukta bu duygunun yavaş yavaş geldiğini anlatan Oğuzhan, “İkinci yılda belki daha erken oldu. Şampiyon ekibi yakalamak çok ehemmiyetli, o ekibi yakaladık. Gidenlerin yerine aynı şahsiyetler geldi mi bunu sezebiliyorsun. Bu sezon 6 haftadan sonra arayı kapattığımız yarıyılda şampiyonluk hissi gelmeye başladı.” ifadelerini kullandı.

Salgın sebebiyle herkes için güç bir sezon olduğunu belirten Oğuzhan, “Taraftarlar için çok makûs. Futbolcular için de çok güç. Konsantrasyonu bozmak için çok uygun etraf. Maçın ehemmiyetini unutabiliyorsun. Anadolu’da bazı maçlarda zorlanabiliyorsun. Taraftar olmayınca içeride zahmetli dışarıda rahat oluyorsun.” diyerek sözlerini bitirdi.

ETİKETLER:
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.