Site Rengi

DOLAR 8,5326
EURO 10,1186
ALTIN 495,13
BIST 1.432
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 36°C
Sıcak
İstanbul
36°C
Sıcak
Cum 37°C
Cts 30°C
Paz 32°C
Pts 32°C

Tuğberk Tanrıvermiş’in hedefi Avrupa’nın önde gelen ligleri:

21.06.2021
24
A+
A-

Ufak yaştan itibaren futbola merakı olan Tanrıvermiş, Galatasaray Üniversitesi’nde öğrenim gördüğü yarıyılda İngiltere’de alıştırmanlık kurslarına gitti ve mahalle ekiplerinde alıştırmanlık yaptı. Galatasaray Üniversitesi’nde okumasından dolayı sarı-kırmızılı kulüpte irtibatlar kuran Tanrıvermiş, 2011’de Galatasaray’ın oyuncu izleme departmanında stajyer olarak görev almaya başladı. Altyapıda bir yarıyıl çalışan genç teknik adam, daha sonra Denizlispor ve Kayseri Erciyesspor’un teknik takımlarında çalıştı.

2014’te rakip tahlilcisi olarak Galatasaray’a dönen Tanrıvermiş, 2018’e kadar geçen süreçte A ekipte dayanakçı alıştırmanlık yaptı. Aynı zamanda altyapı ekiplerinde teknik direktörlük yapan Tuğberk Tanrıvermiş, zaferli sezonlar geçirdi. Teknik adamlık kurslarını İngiltere’de tamamlayan genç çalıştırıcı, Thierry Henry, Mikel Arteta ve Liverpool’da Jürgen Klopp’un dayanakçısı Pepijn Lijnders gibi adlarla katıldığı programda UEFA Pro Lisans’ı aldı.

Galatasaray’da çalıştığı yarıyılda yurt dışındaki bir seminerde tanıştığı Roma Kulübü yetkililerinden öneri alan Tuğberk Tanrıvermiş, İtalyan temsilcisinin 15 yaş altı ekibini çalıştırmaya başladı. Bu yaş kategorisinde şampiyonluk yaşayan genç çalıştırıcı, geçen sezon da 16 yaş ekibinin başında yer aldı.

Avrupa’nın en genç UEFA Pro Lisans sahibi teknik direktörlerinden olan Tuğberk Tanrıvermiş, kariyeri, İtalya günleri, Roma Kulübü ve geleceği hakkında Anadolu Ajansı muhabirine video konferans usulüyle açıklamalarda bulundu.

“Bir alıştırmanın gelişimi anlamında en iyi ülke bence İtalya”

Tuğberk Tanrıvermiş, bir alıştırmanın büyümesi için en iyi yerin İtalya olduğunu söyledi.

Galatasaray günleri ve İtalya’ya gidişiyle alakalı bilgi veren 31 yaşındaki çalıştırıcı, şöyle konuştu:

“Florya’ya ilk girdiğimde kendi kendime, ’Bir daha buradan çıkmam.’ dedim. Resmi bir görevim olmamasına ve stajyerlik yapmama karşın orada kalıcı olmayı istiyordum. Florya ve Galatasaray’ı her zaman konutum gibi seziyorum. Bu orada uzun seneler kaldıktan sonra olan bir şey değil. İlk girdiğim anda kendimi oraya ait hissettim. Oyuncu izleme takımında ve altyapıda çalıştım. Sonra kısa bir Anadolu maceram oldu. Denizlispor ve Kayseri Erciyesspor’da hoş tecrübeler edindim. 2014’te Galatasaray’a döndüm. İlk yarıyılda rakipleri inceliyordum. Sonrasındaki 4 yıllık süreçte A ekip dayanakçı alıştırmanlığına yükseldim. Bir yandan da altyapıda öğretmenlik yapmak istedim. Kendim mesullük alıp, neler olacağını görmek istedim. O süreçte şampiyonluklar yaşadık, zaferli sezonlar geçirdik. Çok farklı öğretmenlerle çalışma olanağı buldum. İngiltere’de kurslara gitmeye de devam ettim. 8-9 yıllık zamanda 40 defa İngiltere’ye gidip geldim. Galatasaray Kulübü beni UEFA Pro Lisans kursuna gönderdi. Kulübün böyle bir yatırım yaptığı ilk alıştırman benim. Sonrasında yurt dışına gitme hedefim oluştu. Kimse evini vazgeçmek istemez ama Galatasaray’da da işlerin benim açımdan iyi gitmediğini gördüm. Almanya ve İtalya düşünceleri kafamda vardı. Roma’dan öneri gelince burayı seçim ettim.”

İtalya’yı ve Roma’yı seçim etmesinin sebebini dile getiren Tanrıvermiş, “Bir alıştırmanın gelişimi anlamında en iyi ülke bence İtalya. Bu alan okumaydı ve bunu seçtim. Zira dünyanın en iyi antrenörlerinin İtalya’da olduğunu düşünüyorum. İlk yıl çok güç günler geçirdim ama zati kolay olmayacağını öğreniyordum. Çok şükür o süreci yendim. İlk yıl kendimi ispatlama yarıyılımdı. Türkiye’den yurt dışına çıkan alıştırmanımız yok. Çıkanlar da kısa zamanda ülkemize geri döndü ve bir daha çıkamadılar. Ben bunu kırmak istedim. Şu anda da kırma yolunda ilerliyorum. İlk senem zorlu geçmesine karşın çalışmaya devam ettim ve 3. senemi bitirdim. Bundan sonraki süreçte de kısa vadede Türkiye’ye dönmek gibi bir hedefim veya tasarım yok.” ifadelerini kullandı.

“Cristian Totti’nin şut beceriyi babasına benziyor”

Tuğberk Tanrıvermiş, ekibinde olan İtalya futbolu ve Roma’nın unutulmaz adlarından Francesco Totti’nin oğlu Cristian Totti’nin geleceğinin parlak olduğunu söyledi.

Roma 16 Yaş Altı Ekibi’nda top koşturan genç Totti’nin disiplinli bir futbolcu olduğuna değinen Tanrıvermiş, “Kabiliyetli bir çocuk. Babası ile aralıksız karşılaştırılmak kolay bir şey değil. Şut anlamında babasına çok benziyor. Totti, Roma’nın kaptanı ve kulüp tarihinin en büyük oyuncularından birisi. Şu anda İtalya’nın en popüler adlarından. Totti, Roma’da her şey demek. Cristian’ın böyle bir aileden gelip hiç şımarık olmaması, aksine eğitimli, istekli, gayretli, disiplinli olması beni çok mutlu etti. Umarım parlak bir geleceği olur. Futbolcu olarak istediği hedeflere erişecektir.” diye konuştu.

“Hedefim ve hedefim kesinlikle İtalya’da kalmak”

İtalya’da 3. sezonunu geride vazgeçen Tuğberk Tanrıvermiş, kendisine gelen öneriler olduğunu ve bu ülkede devam edeceğini söyledi.

Hedefinin ileride A ekip teknik direktörlüğü yapmak olduğunu aktaran 31 yaşındaki çalıştırıcı, “Hedefim ileride A ekip öğretmenliği yapmak. Önümüzdeki senelerde altyapılarda çalışmak istemiyorum. Ancak bir an evvel yapmak gibi de bir hedefim yok. Doğru zamanda doğru safhalardan geçerek emin adımlarla ilerlemek istiyorum.” biçiminde konuştu.

İtalya’da kalmak istediğini dile getiren Tanrıvermiş, “Çok hoş öneriler var. Bu önerileri değerlendirip ne olacağına bakacağım. Roma’da da kalabilirim veya başka bir kulüple uyuşabilirim. Ancak hedefim ve hedefim kesinlikle İtalya’da kalmak. Ne olacağını önümüzdeki günlerde göreceğiz. Şu anda görüştüğüm bazı kulüpler var. Hedefim ileride A ekip alıştırmanı olmak. Bu hedef istikametinde yavaş yavaş kategorileri yükselterek gitmek istiyorum. Artık sondan bir evvelki adımı atmam gerekli. Roma’da kalıp kalmayacağımı öğrenmiyorum ama kesinlikle İtalya’da kalacağım.” ifadelerini kullandı.

“Hedeflerim ve hayallerim var”

Tuğberk Tanrıvermiş, en büyük hayalinin taraftarı olduğu Galatasaray’ı çalıştırmak olduğunu söyledi.

Şu anki önceliğinin kendisini geliştirmek ve yetiştirmek olduğunu ve serici davranmadığını anlatan Tanrıvermiş, şöyle devam etti:

“Galatasaray benim konutum ve ailem. Galatasaray’ın farklı kategorilerinde çalıştım, Galatasaray Üniversitesi’nde okudum ve kulübün azasıyım. Her an burada takip ediyorum. Türkiye ile alakalı takip ettiğim iki şey var, biri ailem ötekiyi de Galatasaray. Tam maçlarını izliyorum. Galatasaray’a derin bir sevgim ve bağlılığım var. Ancak futbol anlamında kendimi daha fazla Avrupa’da ispatlamak istiyorum. Zira burada ülkemize göre organizasyon daha önde. Galatasaray’ı bu kadar çok seven bir taraftarın bir gün Galatasaray’ı çalıştırma hayalinin olmadığını söylemek absürtlük olur. Natürel ki böyle bir hayalim ve isteğim var. Hatta bu hayal ve istek her şeyin tepesinde ama bunun için doğru zaman olması gerekli. Hiçbir biçimde ivedim yok. Emin adımlar atmak, kendimi en iyi biçimde geliştirmek ve yetiştirmek istiyorum. Galatasaray taraftarıyım. Umarım hayallerim bir gün asıl olur.”

Futbol oynamadan teknik adamlık yapması

Tuğberk Tanrıvermiş, futbolculuktan gelmeden teknik adamlık yapmasıyla alakalı dezavantajlarından çok avantajlarının olduğunu söyledi.

Futbolculuktan gelmemeyle alakalı Roma’nın yeni teknik direktörü dünyaca ünlü Portekizli Jose Mourinho’ya yöneltilen tenkitler andırdırılarak kendisinin de profesyonel futbol oynamadığının söylenmesi üzerine Tanrıvermiş, şunları kaydetti:

“Futbol oynamadan alıştırmanlık yapanların sayısı, daha önceki futbolcu olup da alıştırmanlık yapanlara göre çok daha düşük. Ancak bu futbol oynamayan şahısların alıştırmanlık yapamayacağı anlamına gelmiyor. Yalnızca Mourinho değil Avrupa’da ve dünyada en tepelere çıkmış pek çok misali var. Futbol oynamış olmak hoş bir şey ama ben bu sarihi kapattığımı düşünüyorum. Ben, 19-20 yaşımdan beri bu işin içindeyim. Futbolcuların futbol oynadığı süreçte sahada alıştırman olarak görev alıyordum. Galatasaray’da çalıştığım yarıyılda futbolcularla çok yakın ilişkilerim vardı. Onların yapılarını, nelerden sevdiklerini, hoşlanmadıklarını bildim. Bu, tamamen sevk ve yönet işi. İstediğiniz kadar strateji ve teknik öğrenil, lisansınız, yabancı diliniz olsun ama karşıdaki şahsın usuna giremiyorsanız, fikirlerini yönlendiremiyorsanız veya güven ilişkisi kuramıyorsanız bir anlamı yok. Bu tamamen bir ilişki işi. Ben bu deneyimleri kazandığımı düşünüyorum. Ben çok genç yaşta alıştırmanlık yaptım. Bu vaziyetin bazı zamanlarda dezavantaj yerine avantaj olabileceğini düşünüyorum.”

“Hakan Çalhanoğlu’nu senenin ilk 11’ine yazardım”

Tanrıvermiş, geride kalan sezonu Milan’da geçiren ulusal futbolcu Hakan Çalhanoğlu’nun senenin ekibine girecek performansı sergilediğini söyledi.

Hakan Çalhanoğlu, Cengiz Ünder, Merih Demiral, Kaan Ayhan, Salih Uçan, Mert Müldür ve Mert Çetin gibi İtalya’da top koşturan Türk futbolcuların İtalya performansıyla alakalı Tanrıvermiş, “Hakan Çalhanoğlu’nu çok zaferli buluyorum. Bu sezon Serie A’da ilk yarının en kıymetli futbolcusuydu. Senenin 11’i seçecek olsam Hakan Çalhanoğlu’nu kesinlikle o 11’e yazardım. Çok etkileyici bir performansı vardı. Milan’ın ikinci olmasında Hakan’ın ve Kessie’nin yüzde 100 katkısı var. Hakan’ın uzaktan şutları, oyunu manipülasyonu var. Aynı zamanda korunma tarafını da yapıyor. Hakan, her alıştırmanın isteyeceği, hayalini kurduğu müthiş bir 10 numara. Merih, Juventus’ta kendisini çok beğendirdi. Sakatlığına karşın devam ettirdi. Bu onun hırsını gösteriyor. Değişik oyuncularımızın da burada kısmet bulup kalmalarını ümit ediyorum.” değerlendirmesinde bulundu.

Tuğberk Tanrıvermiş, Türkiye’den yurt dışına giden futbolcuların profesyonel destek alması gerektiğini söyleyerek, şunları kaydetti:

“Bu futbolcularımızın İtalya’da oynaması pozitif. 2000-2010 arasında yalnızca İtalya’da oynayan Emre Belözoğlu ve Okan Buruk vardı. Şimdi çok daha fazla oyuncumuzun yurt dışında oynadığını görüyoruz. 2-3 yıldır ciddi bir çoğalış var. Buraya gelen Türk futbolcular Türkiye’yi düzgün temsil etmiş ve hoş izlenimler vazgeçmiş ki sayı çoğalıyor. Keşke bu sayı daha da arkasıysa. Hakan Çalhanoğlu, Mert Müldür ve Kaan Ayhan’ın vaziyeti farklı. Almanya’da yetiştiler. Onların uyarlamayı daha kolay oluyor. Fazla kalıcı olamayan futbolcuların geneli Türkiye’den gelen oyuncular. Bu oyuncuların da salt suretle sosyal ve mental anlamda bazı dayanaklar almaları gerektiğini düşünüyorum. Ülkemizin kültürü ile buranın kültürü çok farklı. Türkiye’de yetişen, özellikle Anadolu şehrinde yetişmişse Roma gibi bir şehre adapte olması kolay olmuyor. Bu oyuncularımız kesinlikle doğru yönlendirilmeli ama genellikle bu yapılmıyor.”

“Hamit Altıntop’un Türk futbolu için büyük bir kısmet olduğunu düşünüyorum”

Genç teknik adam, daha önceki ulusal futbolcu Hamit Altıntop’un Türkiye Futbol Federasyonunda TFF görev almasının çok ehemmiyetli olduğunu söyledi.

İtalya’da bir hayli kulüpte daha önceki futbolcuların idareyicilik yaptığına değinen Tanrıvermiş, “Hamit Altıntop’un Türk futbolu için büyük bir kısmet olduğunu düşünüyorum. Real Madrid’de Bayern Münih’te ve Galatasaray’da futbol oynamış, en üst seviyeleri görmüş bir ismin Türkiye’de idareyici olarak görev alması sürdürülmesi gereken bir şey. Juventus’ta Nedved, Inter’de Zanetti var. Pek çok kulüpte daha önceki futbolcu idarede görev alıyor. Türkiye’de de daha önceki futbolcuların ve alıştırmanların idaresel anlamda daha fazla mesullük alması gerektiğini düşünüyorum. O şahıslar sahayı bildikleri için en doğru kararı vereceklerdir. Hamit’i hem tebrik ediyorum, hem de galibiyetler diliyorum.” diye konuştu.

“Oyuncu çıkarmada geride kalmamızın sebebi bizim organizasyonumuz”

Tuğberk Tanrıvermiş, Türkiye ile İtalya’daki altyapıları kıyaslarken Türkiye’de fazla oyuncu yetişmemesinin tek sebebi olarak organizasyonsuzluğu gösterdi.

Türk futbolcu adaylarının bir hayli mevzuda Avrupa’dan geri kalır yanı olmadığını aktaran Tanrıvermiş, şöyle devam etti:

“Ülke olarak aralıksız kendimizi tenkit etmeyi hoşlanıyoruz. Bazen de afaki yere kendimizi Avrupa’dan altta görüyoruz. Bizim futbolcularımızın teknik anlamda hiçbir noksanı yok. Galatasaray’da gördüğüm oyuncu niteliği ile buradaki arasında hiçbir fark yok. Belki de Türk futbolcusu daha da kabiliyetli. Türk futbolcusu bana göre daha istekli ve bilmeye aç. Türkiye’de futbolu seçen kesim düşük ekonomik seviyede olduğu için futbolcuların bilmeye müsaitliği, isteği ve tutkusu ile alıştırmandan aldığı emirleri hemen uygulama stili Avrupa’daki ülkelere göre çok önde. Bence bunu avantaj olarak kullanmamız gerekli ama ne yazık ki kullanmıyoruz. Oyuncu çıkarmada geride kalmamızın sebebi bizim organizasyonumuz. Buradaki ekipler her gün 2 saat idman yapıyor. Türkiye’de altyapılardaki idman saati maksimum 1,5 saat. Bu fark haftada 2 saat, ayda 8 saat, senede 80 saat yapıyor. Altyapıda geçen 6 yılda toplam 500 saat yapıyor. 500 saat fazla çalışanla az çalışan aynı olmaz. İkinci olarak eğitim ehemmiyetli. Buradaki çocuklar çok özgür yetişiyor. Ülkemizde gençlerin yabancı dil öğrenmediğini söylüyoruz ama buradakiler de öğrenmiyor. Altyapılarda İngilizce bilen çocuk görmedim. Burası bir Almanya değil. Ancak en azından burada çocuklara futbolcu olmaları için olanaklar sunuluyor. Büyük kulüplerin ortak çalıştığı mektepler var. Roma’da kuruluşun içinde mektep var. Çocuklar o mektebe gidiyor, derslerinden sonra idmana geliyor. Mektep vakitleri de çocuklar için çok uygun.”

Türkiye’de futbolcu izleme ve idman sahası mevzularında yetersizlikler olduğuna değinen Tanrıvermiş, “Galatasaray, Fenerbahçe , Beşiktaş , Başakşehir ve Kasımpaşa’nın sayısız ve çok nitelikli oyuncu bulabilmesi gerekli. İstanbul’un 20 milyon, Roma’nın 5 milyon popülasyonu var. Nasıl oluyor da Roma’da daha çok oyuncu yetişiyor? Zira scout yok. Bu sayının çoğalması gerekli. Dortmund ve Benfica’da sayısız scout var. Tam gün oyuncu izliyor. Kulüplerin olduğu şehirde hiçbir oyuncuyu kaçırmaması gerekli. İstanbul’daki 20 milyonluk popülasyon çok büyük bir avantaj. Pek çok oyuncu buradan bulunabilir. Ne Yazık Ki scout sayımız çok az. Sahamızın az olduğu konuşuluyor. Böyle bir şey muhtemel olabilir mi? Napoli’nin de sahası yok ama uyuştukları sahalar var. Ekipleri oralarda çalışıyor. Burada ehemmiyetli olan çözme isteği. İstedikten sonra saha bulunur. Bazı büyük ekiplerimiz, bu Galatasaray değil, tüm ekipleri tek sahada çalıştırıyor. İdman süresi 1 saat 10 dakika sürüyor. Fark da buradan geliyor. Alıştırman niteliğimizin yetersiz olduğunu düşünmüyorum. Alıştırmanlarımız istekli ve gayretli ama ücretlerini azıcık daha artırabilirsek daha iyi olacaktır. Türk alıştırmanlarına güvenilmesi gerektiğini düşünüyorum.” biçiminde görüş belirtti.

“İtalya, EURO 2020’nin gözdelerinden biri”

Tuğberk Tanrıvermiş, 2020 Avrupa Futbol Şampiyonası’nın açılış maçında İtalya ile Türkiye’nin yaptığı maçı değerlendirdi.

Ay-yıldızlı takımın 3-0 kaybettiği yarışma hakkında genç çalıştırıcı, “İtalya, turnuvanın gözdelerinden bir tanesi. Açılış maçı da Roma’da oynandı. Maçın sarih gözdesinin İtalya olduğu emindi. Her ne kadar bizim kadromuz çok kıymetli olsa da İtalya’nın nitelikli bir kadrosu var. Ne Yazık Ki bizleri üzen şey oynanan futbol oldu. Azıcık daha ümit veren bir futbol oynansaydı böyle tenkitler yapılmazdı. Ancak neticede bu bir turnuva. Buna katılmak da ehemmiyetli bir zafer. Buradaki herkes de Türkiye’den daha iyi bir reyin bekledi.” diye konuştu.

Galatasaray’ın daha önceki teknik direktörlerinden Roberto Mancini’nin İtalya Ulusal Futbol Ekibi’nda yaptığı başkalaşıma değinen Tanrıvermiş, “Mancini üzerinde tam İtalya birleşti. Herkes öğretmenden bahsediyor. Kendisini çok zaferli buluyorum. İtalya Ulusal Ekibi’nın sahaya meskenini müthiş yaptı. Biz kendimizi İtalya maçında eleştirdik ama İtalya’nın sahaya doğru meskeni hamlelerinde kesintisizlik sağladı. Mancini sahaya ekibini öyle hoş yerleştiriyor ki topu hemen kazanabiliyorlar. Mancini’nin topsuz oyunlarda ve savunmaya geçişlerde çok ehemmiyetli bir iş yaptığını düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.

Anadolu Ajansı

ETİKETLER:
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.